9 Mayıs tarihinde İsviçre’nin Luzern kantonunda; faşist Mass-Voll (Bardak Taştı / Artık Yeter!) hareketi ile Junge Tat (Gençlik Eylemi) hareketinin ortaklaşa düzenlemiş olduğu “İsviçre İsviçrelilerindir” başlıklı faşist bir eylem tertip edildi.
Mass-Voll hareketi, COVID pandemisi döneminde ortaya çıkmış, COVID karşıtı bir sivil hareket olarak kendini göstermeye çalışmakla birlikte; faşist Nazi sembollerini kullanan, ırkçı, göçmen karşıtı, feminizm karşıtlığı ve LGBTQ+ düşmanlığı ile bilinen faşist bir örgütlenmedir. Bütün faşist örgütlenmeler gibi simgeselliğe ve popülist söylemlerle kendini özellikle sosyal medya üzerinden kurmayı hedefleyen Mass-Voll hareketinin lideri Nicolas Rimoldi (eski FDP – Hür Demokrat Parti’den ihraç edilmiş), mor rengi hareketin ve kişisel giyim tarzının simgesel işareti olarak kullanıyor. (Hareket, örgütlenme argümanları ve tarzı olarak Türkiye’deki Zafer Partisi’ne benzerliği ile dikkat çekiyor.)

Avrupa Birliği karşıtlığı adı altında organize edilen gösteriye Junge Tat adlı Neo-Nazi örgütlenmesi de destek verdi. Hitler faşizminin gençlik örgütlenmesi olan SA (Sturmabteilung – Taarruz/Saldırı Bölüğü)’nün sembolü olan ve “Savaş ve Güç” anlamına gelen “Tyr rünü”nü simge olarak kullanan Junge Tat örgütlenmesi, İsviçre Federal Hükümeti ve güvenlik birimleri tarafından “Nazizm yanlısı tehlikeli radikal bir oluşum” olarak tanımlanmış ve güvenlik birimlerince hassasiyetle takip edilmesi gerektiği uyarısı yapılmıştır. Bu durum, sosyal medya haberlerinde geniş yer bulmuş ve dikkat çekmiştir.
Junge Tat hareketinin “Gençlik Kampları” adıyla düzenlediği etkinliklerde; “Çelik disiplin, mutlak itaat” sloganı ile boks, yakın dövüş ve atıcılık eğitimleri yaptığı da yine basına sızan bilgiler arasında. Bu yönüyle de S.A. örgütlenmelerine benzerliği dikkat çekiyor. Buna rağmen bu faşist organizasyona Luzern kanton yönetiminin izin vermesi ise ayrı bir çelişki olarak görülüyor.

Mass-Voll ve Junge Tat’ın yanı sıra; Eisenjugend Schweiz (İsviçre Demir Gençliği) ve Nationalistische Jugend Schweiz (İsviçre Milliyetçi Gençliği) adlı Neo-Nazi grupların da destek verdiği sosyal medya paylaşımlarından takip edildi. Haftalar öncesinden sosyal medya üzerinden “İsviçre Bayrağını Al Gel”, “Avrupa Birliği’ne Hayır”, “İsviçre’ye Sahip Çıkmazsan Kaybederiz” sloganları ile çağrı yapılmasına rağmen katılımın oldukça düşük olduğu gözlendi.
Luzern kanton yönetimi, faşist gruba Altstadt’ta (Eski Şehir) yürüyüş ve miting izni verirken; Antifaschistische Aktion (Antifaşist Hareket)’a Luzern Bahnhof’u önündeki tarihi meydanda toplanma izni verdi. Luzern Gölü’nün iki yakasında toplanan grupların birbirine temasını engelleyen kanton yönetimi, iki yakayı birbirine bağlayan köprüyü de polis ve TOMA’larla kapatarak güvenliği sağlamış oldu. (Mass-Voll hareketi 6 ay önce İsviçre’nin St. Gallen kantonunda aynı içerikle düzenlediği mitingde antifaşist harekete saldırmış ve çatışma çıkmasına sebep olmuştu.)

Bu Neo-Nazi faşist grupların eylemine karşı; antifaşist hareket, İsviçre anarşist ve sosyalist federasyonları, göçmen dayanışma hareketleri, barış aktivistleri, çevre aktivistleri, öğrenciler ve kadın hareketleri “LUZERN IST BUNT” (Luzern Rengârenktir) çağrısı ile Luzern Bahnhof (Tren Garı) önüne toplandı.
Çağrıya katılımın yoğun olduğu görüldü. Özellikle gençliğin yoğun ve coşkulu katılımı dikkat çeken ve moral yükselten bir durum olarak gözlendi. ADKM’nin de katılımcısı olduğu eylemde, Türkiyeli sosyalist gruplar da bayrak ve flamaları ile yer aldı.

“Hoch die Internationale Solidarität – Yaşasın Uluslararası Dayanışma”
“Schulter an Schulter gegen Faschismus – Faşizme Karşı Omuz Omuza”
“Alerte, Alerte, Antifascista!”
Sloganları Almanca, İspanyolca ve İtalyanca olarak sık sık tekrarlandı. Faşist grupların tek sesli (göçmenlerin anlayamadığı ve konuşamadığı İsviçre Almancası) ve tek renkli (mor renkli bayraklar ve İsviçre bayrakları) sönük kortejine karşın; antifaşist grupların renkli ve çok sesli kortejleri, “LUZERN IST BUNT” çağrısının tam karşılığı olarak alanı doldurdu.

