ERDOGANIN SINIRSIZ YETKILERI

Makale

ERDOĞAN’IN SINIRSIZ YETKİLERİNE KARŞI
TOPLUMSAL MUHALEFET ÖRGÜTLENMELİ
Erdoğan geleceğinde korkmaya başladı
“Korkunun ecele faydası yoktur” suçlular mutlaka yargılanacaklar dır.
“Nefret geçer, diktatörler ölür, öldürülür, barbarlar lanetlenir, hainler affedilmez, suçlular er-geç yargılanır ve özgürlük aşkı ölmez. Sömürge ulusal özgürlük duygusunu kimse öldüremez” Çünkü: sömürege bir ulusun, ulusal bilinci devrimcidir.

Erdoğan yetkilerini sınırsız olarak zorluyor. Seferberlik ve savaş yetkisini, kendi yetki alanına aldı. Olağanüstü hal yasası tek adam rejimine yasal bir kimlik kazandırmaktır. Erdoğan hedefine adıma adım yürümeye devam ediyor. Oligarşik bir yapı üzerinde tek kişi olmak istiyor. Erdoğan’ın yıllardır özlediği tek adam olma stratejisidir. Yeni anayasa dediği şey, Erdoğan’a sınırsız yetik vermektir.

Erdoğan durmada yetkilerini arttırıyor. Bunu bir tek nedeni var. Gelecek bir toplumsal direnişe karşı, önlem almaktır. Erdoğan halka büyük bir ekonomik kriz yaşattırıyor. Halkın yaratılan ekonomik krize tahammülü tükenme noktasında. Erdoğan gelişebilecek bir toplumsal harekete karşı, kendisine olağanüstü yetkilerle donattıyor. Kendisine aldığı yetki, yada aldığı önlem, toplumsal muhalefete bir savaş ilanıdır. Erdoğan’ın yeni politik hamleleri, bir bütün olarak muhalefeti dizayn etme stratejisidir. Farklı sesleri, hak arayışlarını, iktidara eleştirileri ve toplumsal muhalefeti zamanında etkisiz hale getirmek için kendisine yetki tanıyan Erdoğan tehlikeli sularda yüzmeye başladı ve büyük riskler alıyor. Ama Erdoğan’ın başka bir alternatifi bulunmuyor. Ayrı gelecek bir seçimde kaybedeceğini bildiğinde, ṣimdiki önlemleri geleceğini kurtarmak tır.

Erdoğan’ın Gezi gibi direnişlere asla izin vermeyecek. Muhalefetin her eylemini iç tehdit olarak yorumlayacak ve yasal olmayan eylemler olarak değerlendirecek. 8 Mart, 1 Mayis ve Newroz gibi önemli günlerin anılmasına izin vermeyecek. Demokrasinin sınırlarını ve eleştiri özgürlüğünü kendi insiyatifine aldı. Konjonktüre göre iç ve dış tehdit değişecek. Daha açıkçası Erdoğan’ın işine nasıl geliyorsa ona göre bir politika sürdürecek. Toplumun geleceği ile ilgili karalar Erdoğan’ın iki dudağı arasında olacak.

Erdoğan suç dosyası kabarık bir diktatör, İşlemediği suç kalmadı. Türkiye’de ve Ortadoğu’da ne kadar kirli, kriminal suç işleniyorsa mutlaka parmağı vardır. Artık halk bu gerçeklerin bilincinde. 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçları Erdoğan için ürkütücü durumda. Erdoğan yeki sizde her istediğini yaptıran bir diktatör. Ama alacağı hukuksuz kararlara, yasallaştırarak suçlarını kamufle etme çabasında.

Tek adam rejimi hızla tamamen kurumsal bir yapıya kavuştu. Yetkilerini artırma çabası , halkın desteğinin kaybettiği bir zaman diliminde olması başka bir sorun. Muhalefetin gözüne baka baka yetkilerine yetki katması, muhalefeti ciddiye almaması dır. Erdoğan yeni yetkiler alması geleceğini de korkuyor olmasından dolayıdır. Sabıkalı bir diktatör mutlaka yargılanır. İnsan tarih bolca örneklerle doludur. Muhalefet geç kalmadan halka gitmelidir, halkı meydanlara çağrılmalıdır. Erdoğan’la yeni anayasa tartışmalarına girmek, diktatöre sadece zaman kazandırır. Muhalefetin bir gün bile geç kalma lüksü yoktur. Erdoğan karşı tek etkileyici mücadele toplumsal direnişi örgütlemektir. Geç kalmanın cezası büyük olacaktır.

Son 9 yıldır Erdoğan’ın ve ” Cumhur İttifakın” politik gündemine Kürtler karşı verilen bir savaş senaryosu bulunuyor. Bu kirli savaş senaryosu her seçim sürecinde kara propagandayla zirveye taşınıyor. Türkiye deki politik atmosferin ana konusunu Kürtler üzerinde yürütülen manipülasyon belirliyor. Vatan, millet, bayrak ve terör üzerinde yürütülen demogojiler seçim sürecinin ana konusu olmuyor. Kürtlere karşı Savaş, bir abluka stratejisi olarak “bir gece ansızın gelebiliriz” esprisi içinde bir tehdit olarak tutuluyor. Erdoğan’ın Ortadoğu’da Kürt özgürlük hareketine karşı kahpece saldırılar, bireysel saldırılara dönüştürmüş durumda.

Aç, yoksul, akşam bir ekmek bulamayacak durumda olan insanlar, içinde yaşadıkları zorlukları, perişan hallerini unutarmak için sık sık gündemi değiştiriyor, Erdoğan’ın “yol yaptık, köprü yaptık. Gemi yapıyoruz, silah sanayinde uçuyoruz, uzaya adam gönderiyor, kendi petrolümüzü bulduk, Avrupa bizi kıskanıyor” türünde milliyetçi söylemlerle halkı etkilemeye çalışıyor. Bu yalanlarla cahil ve aptalca düşünen bir insan türü yarattı. İyi ki halkın büyük çoğunluğu saray odaklı masallara inanmıyor. Hitlerden sonra politik mücadeleyi inanılmaz düzeyde kirleten Erdoğan ve çetesi oldu. Saray trolleri normal düşünmenin sınırlarını zorlayarak, sanal hayallerin ötesinde montajlarla devasa kirli bir faaliyet içinde. Cumhur İttifakının adayı Erdoğan iktidarda kalmak uğruna yeni
manipülasyonlar tarihi yazıyor. Çünkü, Erdoğan’ın politik mücadeledeki yöntemi, Hitlerin Politik mücadele yönteminin çok ilerisinde bir teknoloji ile yürüyor. Dolayısıyla yalan, hile, iftira ve kara propaganda Erdoğan’ın ve cumhur İttifakının tek yöntemi. 21. yüzyilda ilk defa bir diktatör iktidar gücünü kaybetmemek için, burjuva politik mücadelenin bütün normlarını yok saydı. Bunun nedeni Erdoğan’ın ideolojik değerleriyle, demokrasi arasındaki paradokstur. Demokrasiye inanmayan birinden, demokrasinin normlarına uyumasını beklemek, öküzün altında buzağı aramak gibi birşey.

Politik mücadelede yaşanan kutuplaşma tamda Erdoğan’ın istediği gibi yürüyor. İnsiyetifi Erdoğan’dan almanın tek yolu meydanlarda muhalefeti güçlendirmektir.
Robert Pekoz

0 Paylaşımlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir